Sosyal Kaygı Bozukluğu

Sosyal kaygı bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu ya da sosyal fobi olarak da tanımlanan kişinin günlük yaşam kalitesini düşüren, okul ve iş yaşamını önemli derecede olumsuz etkileyen bir problemdir.

İzmir sosyal kaygı bozukluğu bireyde; çevresi tarafından olumsuz şekilde yargılanacağına dair düşünceler oluşturmakta, aşırı utanç ve korku duygularına neden olmaktadır. Çekingenlik ile birlikte birey çevredeki insanların kendisi hakkında beceriksiz, güçsüz ya da aptal düşündüklerini var saymaktadır. Aynı zamanda kalabalık ortamlarda dahi izleniyor olma ve bası altında hissetme durumları hakimdir.

Sosyal Kaygı Bozukluğu Testi Nedir?

İzmir sosyal kaygı bozukluğunun tanısının konulması ve problemin şiddetinin değerlendirilmesi amacı ile kişiye birtakım testler uygulanabilmektedir. Liebowitz sosyal kaygı ölçeği bu alanda en sık başvurulan testlerden biridir. Belirli durumlarda kişinin seçeneklerdeki hangi tepkiyi ve duygu durumunu seçtiği değerlendirilerek nitelikli bir tedavi planlaması yapılabilmektedir.

Sosyal Kaygı Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

İzmir sosyal kaygı bozukluğu kişinin çekingen ya da utangaç karakterde olması ile karıştırılmamalıdır. Öyle ki bazı çocuklar utangaç mizaçlıdır ve bu durum sosyal kaygı bozukluğu olmak zorunda değildir. Bazı kişiler içe dönük bir yapıya sahip iken bazıları ise dışa dönük bir yapıya sahiptir. Sonuç olarak sosyal kaygı bozukluğunun tek göstergesi utangaçlık ve rahatsızlık hisleri değildir.

Sosyal kaygı bozukluğunun çoğunlukla gözlemlediğimiz belirtilerini ise aşağıdaki şekilde sıralamamız mümkün olabilmektedir;

  • Kişinin ilgi odağı olabileceği durumlardan kaçınması
  • Rezil olma korkusu ve kendini rezil etme endişesi hissetmesi
  • Olumsuz her deneyimden en kötü sonucu beklemesi
  • Utanç yaşama endişesi ile insanlar ile iletişime geçmekten korkması
  • Yabancılar ile konuşurken yüzde kızarma, titreme ya da terleme gibi fizyolojik şikayetler
  • Çocuklarda yabancılar ile iletişim sırasında ağlama ve öfke nöbetleri de görülebilmektedir.

Sosyal kaygı bozukluğunun fizyolojik diğer belirtileri ise; kalp ritminde hızlanma, baş dönmesi, kaslarda gerginlik, nefes almada güçlük, terleme, titreme ve mide bulantısı olarak sıralanabilmektedir.

Sosyal Kaygı Bozukluğu Tedavisi

İzmir sosyal kaygı bozukluğu tedavisinde süreç kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Kişinin günlük hayatta yaşadığı koru ve endişe düzeyi ile birlikte yaşadığı fiziksel şikayetler değerlendirilerek tedavi planlaması yapılmaktadır. Söz konusu hastalıkta iki ana tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bunlar psikoterapi ve ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinin mutlaka psikoterapi teknikleri ile desteklenmesi önerilmektedir.

İzmir sosyal kaygı bozukluğunda psikoterapi; bilişsel davranışçı teknikler ile uygulanmakta kişinin günlük hayatta özgüveninin artmasına yardımcı olmaktadır.

Sosyal Medyada Paylaş:

RANDEVU TALEBİ

* Lütfen form alanlarını giriniz, bilgileriniz gizli tutulmaktadır.

Konu seçiniz